İlahi komedya, sen adamı öldürürsün!

Bugünlerde ne yazarsam kardır demiştim zira karın bendeki etkisi akşamları hafif bir karın ağrısıyla birlikte karın için önerebileceğim bir kayak hocasıdır müdür bey. Bu sıralar benim hızımı alamadığımı gören müdür bey ve diğer sevgili müdür muavini arkadaşlar kardan adam yapmışlar, beni durdurması için. Kardan olmuş belki ama adam olmamış, gövdesi tamam ama içine ruh katmayı unutmuşlar zira müdür bey kışı sevmiyor. Kar ve tipi dediğimde a tipi fon yatırımlarının kar marjlarını hesaplıyor kafasında, müdür bey şu kışa bakın ne güzel desem gözünü kaldırmıyor, zannedersem gözünü kar bürümüş, oysa şu anda yanımızdan geçen çok güzel bir kış, beyaz ve ince.
Aslında günlük hayatım tam bir noksan, buna itirazım yok, her köşesinden bir parçası eksilmiş daireyim, geniş çaplı denebilecek kadar kalabalık ve bir o kadar basit bir devlet dairesi. Kendi dairemizde basit kesinleri birleşik ihtimallere dönüştürme projesi üzerinde azami ücretle çalışıp huzuru ırak sayarak mutlak sonsuza ıraksayan memurlarız. Parayı iş bitince toplu olarak alacağımız söylendi, biz de kayıtsız şartsız inandık, egemenlik bizdeydi. Aramızdan bazıları bunu duyunca biraz söylendi ama olsun, söylenmemiş sözlerin biteviye üzerimizde yaratacağı gerginlikten iyidir, çünkü burası cemiyet için lüzumlu bir müessesedir, böyleyken böyle.
Doğrusunu söylemek gereksiz ama çalışmaktan zinhar yorulmadım ve tatili hak etmedim, buna rağmen senelik “izm”imin bir bölümünü kış turizm tesislerinde geçirmiş olduğum doğrudur. Ancak kar amacı gütmeyen bir çoban olarak dağlarda bile olsa olanca nefesimle kaval çalıp tehlikeli koyunları güttüğümü tahmin edersiniz, hatta bu halimle dağa küstüğüm ve iki gün konuşmadığım bile vakidir. Gerçi aynı kavalı bir kemik olarak değerlendirdiğimizde, ağrıyı da dağ değil sızı manasında kullanmamız gerekir cümle içinde, zaten doğrusu da budur. Akşam saatlerinde ise bu sızıyı dindirebilmek için düşeş gerekiyor ama gelmiyor. Şimdi eşim dostum beni karstayım sanıyor, marstayım kimse bilmiyor.
Ayaklarımızı yerden kesmek konusunda herkesin başvurduğu yöntemi ihtimal dahiline almadığımızdan, kayaklarımızı yerden kesiyoruz düşme korkusu olmadan. Kar üzerine yazılmasını bekleyen beyaz bir sayfa olduğu için, ilk işim onu kırmızıya boyamak oluyor, karı boyamak bana kolay, kafam rahat, gözlerim kar kırmızı. Burada fazla prova yapmadan sergilemek zorunda kaldığım oyunda ise, kar beyazdı rolüm, ellerinden. Görüş daha fazla azalmadan, günün anlam ve önemini belirten bir cümle ile bu sayfayı da kapatıyor, iyi uçuşlar diliyorum.
”You are not a beautiful and unique snowflake, you are the same decaying organic matter as everything else...”