hay

bayanlar baylar bugünkü gönderimizde sizlere daha önce hiç denenmemiş bir deneme hazırladık. şimdi çok basit bir deneme yanılma, koşulsuz inanıp gerçek sanılma, ve sevilen yazarlara boynundan sarılma yolu ile; ne okuyup ne sandığınızı, ne üzerindeki örtüyü ne de kapağındaki kilidi atlamadan, bir bir anlatmak ve pazarlıksız anlaşmak istiyorum, bu yüzden asıl bahsedeceğim mevzuyu hatırımda tutmakla beraber şimdilik size irademden başka bir şey bahşedeceğim, eğer hazırsanız buyrun size mutlak monarşi süsü verilmiş demokrasi.
Ellerinde bayraklarla meydanlarda toplanmış saygın kalabalık için, olanca kuvvetiyle toprağa tutunmuş, gönül kökünden türetilmiş bir kelimemiz var, göndermek istediğimiz kelimeleri ucuna takıp sallandırdığımız, tepesinde küçük bir topu dahi olan uzunca bir gönderi andırıyor. Belki de tam şu anda bir yıldız kaydı. Lakin bayraklar sadece yılın belirli zamanlarında burçların ucunda ya da taşları kırılmış metruk okul bahçelerinde dalgalanmayacağı için, insanoğlu üstün yeteneği sayesinde gönderme yapmak için birbirinden güzel birkaç yöntem geliştirmiştir. bunlar mesela nelerdir?
Bilindiği üzere posta şirketleri, zeplinler, şişeler, güvercinler, kamyonlar gibi bu iş için kullanabileceğimiz çeşitli güzellikler mevcuttur. göndermek istediğimiz mektupları yazdıktan sonra, gönderme yapmak istediğimiz kelimelerle tıkabasa doldurarak ya da odanın içinde durmadan dolanarak, az önce saydığım yöntemlerden birisini seçip kolayca gönderebiliriz. Aslında bu yöntem nevinden saydıklarımız arasında hiçbirinin alınma garantisi yoktur, bazen okuyan kişi yazdıklarımıza alınabilir tabi, ancak bu ses benzeşmesi olduğu için gol sayılmaz.
Posta şirketleri bir yana bırakılırsa, güvercinlerin ayak bileğine küçük kağıtlar bağlayarak yapılan göndermeler IVIVIVIVI.Henry ingilteresinde ya da IXIXIXIXI.Louis fransasında çok romantik olur, bazen ülkemizde de masum örnekleri görülebilir, güvercinler genelde göğsümüzde sıkıştığında bu şekilde yapılan uçuşlar hem göndereni, hem alanı, hem de yenicami önündeki güzelim kuşları rahatlatır. Kelimeleri şişe ile gönderme metodu ise sadece ıssız adalarda ya da denizin ortasında mahsur kalmış denizcilerin kullandığı bir metod olup, bu adamların bolca tükettikleri rom şişelerinin içini kıyak kafayla yazdıkları mektuplarla doldurarak denize atmaları suretiyle gönderilirler, bu mektupların elliüçte yedi oranında sarhoşken yazıldığı isviçreli bilimadamlarınca ispatlanmıştır. Üstelik bu tarz göndermeler esnasında esen eski rüzgarların çok acayip etkileri olmakta, sıcak rüzgarlar şişeleri çöl kadar sıcak yerlere götürürken, soğuk rüzgarlar ise kıyıya varmasını engellemekte hatta kutuplara gönderebilmektedir ki orada geceler bile altı aydır, dolayısıyla, denize atılmış bir şişeyse her kitap, kapıları her gelene açılmazsa, bu sözün gerçeklenmesi için önce attığınızın bulunacağından emin olmanız gerekir.
Şehirlerarası göndermeler için ekseriyetle kamyonlar, ülkelerarası göndermeler için müessiriyetle zeplinler kullanılır. Kamyonlar kavunla birlikte kasalarında kelek yapmayacak kelimeler de taşırlar, zeplinler ise taşımacılıkta mesafe tanımaz ve bir kere havalandıktan sonra yansalar da farketmez. Yanmaktan bahsetmişken, göndermek için yazılı birşeyler bulamadığımız zaman ya da yazdıklarımızı göndermeye değer bulamadığımız zaman, derdimizi dumanla da rahatlıkla anlatabiliriz. Bunun için iki yöntem vardır, birincisi yazdıklarınızı yakmaktır ki, bu kolay yoldur, ama kağıtlar çabuk yandığı için dumanı hemen kayboluverir ve maazallah daha yükselmeden bir rüzgar alır götürürür. Bir diğeri ise daha uzun süre yanacak ve sevgi dolu kokulu dumanlar çıkaracak bir şey bulmaktır. Misalen, can yakmak iyidir, bir kere yandıktan sonra bir daha oduna ihtiyaç duymaz, doğru usüllerle yakıldığında kolay kolay sönmez, yangınını ancak haberi alan tarafın verdiği ihbara istinaden, ayak bileklerine küçük kağıtlar iliştirilmiş itfaiyeci kuşların gagasında taşınan sular dindirebilir.
Ateşin bulunmasından sonra geçen şu kısacık zaman zarfında, teknolojinin de hızla ilerlemesi sayesinde son yıllarda radyo dalgalarının bile bir gönderme yöntemi olarak kullanıldığı görülmüştür, ama bunun için kolay kolay ısınmayan klimalı bir kulak gerekir, bazı insanların hiç kulakları yoktur ve saçlarıyla olmayan kulaklarını kapatırlar, onları ancak desparate housewives paklar ve konumuz haricidir boşverin, fakat kolay gibi görünse de radyo dalgalarıyla gönderme yapabilmek için öncelikle elektrik denen enerjinin keşfedilmesi gerekir, tesla yardımcınız olsun. Yakın geleceğe damgasını vurmasını belkediğimiz bu elektrik denilen enerji türünün, sadece mevzubahis ses dalgalarıyla değil, gönderin ucundaki bayrağın her dalgalanmasında ucundan düşüveren kelimelerle, aynı zamanda elektronik posta ya da blog denilen uzay mekikleriyle de uzayda kendini göstereceği ve bunun fezada yaşamaya mahkum astronotlar için, astroidin galaksi turu ayarında bir devrim niteliği taşıyacağı tarafımızca değerlendirilmektedir.