çizgi

gözlerinde yorgunluğu anlatan o çizgiler sıcak
yüzünde derdini anlatan yollarda serili vefa
hattatın ince kaleminden bana lutfu ise ancak
kalın bir çizgi üzerime ve altında boş sayfa.

gök

yağmur olur umutla bakarsan göğe
bekliyor giymiş sırtına bir gri kaftan
nazarında tufan kopar gömülür göğe
ardından unutulur bu yorgun kaptan

susam.susa.sus.su.s.

/
ben de sustum
kelimelerim bittiğinden değil
beni duyman için sustum ama
sıkılmıştın sen masal dinlemekten
gözlerim kapanıyor şimdi
çünkü yoruldular
anlatmaktan.

dudaklarımda kalan bu sahte bal tadı
arının izah edemediği cinsten değil

adsızilleti

/
hırsın elleri tok boğazımı bastıran
nefesimi kesen gözlerimi dolduran
bari ibret-i alem diye adımı yazsın
beni bu duvar dibinde cansız bulan

fevri

asmalımescit sokak hala güzel mi?
bizim zamanımızda pek bir doğaldı.
şimdi entel sayısı mı arttı ülkede
ne, yoksa taklitleri mi çoğaldı?

bence çekinmeniz son derece yersiz / kabzasından tutup içeride döndürebilirsiniz

hekimlere saygım sonsuz lakin
ben olmak bir heautontimoroumenos
acımdan ölsem gerek başka ne?
ben var kendime hep müslümanos
-elhamdülillah-

senin en sevdiğim yazın baharı getiren

BAHARI GETİREN

yaz kızım:

senin en sevdiğim yönün elbette kuzey doğun
saat yönünde baktığım zaman hep birincisin sen
bakışların utanmış yere düşmüş kıyamam
sana hiç gözlerindeki elmaslardan bahsettim mi ben?

senin en sevdiğim yarın aslında bugün
düşüncelerimi güzelleştiren yekpare sen
kalbimin yirmibir pare atışı gözlerime baktığında
beni nasıl aşkla parçalar söylemiştim hatırlarsan?

senin en sevdiğim yanın imrendiğim sağın
zekice bir öpücük kondurdum ol tarafa yanaktan
usulca kaldırdın yerden büyüyen gözbebeklerini
örttün üstlerini ince çekilmiş kalemle sürurdan
şu güzel tebessüm yerleşmişken dudaklarına
mydarling bul beni sıkılmadın mı aramaktan?

alo?

t.


BAHARI GETİREN II


daha sabahın ilk saatleri erken kalmış bugün kanepenin sol köşesine kıvrılmış oturuyor dizlerini göğsüne çekmiş haliyle neler anlatıyor yine mahsun gözleri yere takılmış ah bilse bu gözleriyle bu hüznüyle mananın bizatihi kendisidir o beyaz boynu sağ tarafa bükülmüş aynı hüzün gözlerinden akıyor sıkılan yüzünün sağ tarafından süzülüyor küçük yağmur damlaları kalbim hızlanıyor kalbim hızlanıyor kalbim hızlanıyor bu aşkın seremonisine kendi atışlarıyla eşlik ediyor yüreğim duyuyor biliyorum ama daha kaldırmadı bakışlarını konuşmayayım ben en iyisi kelimelerle küçültemem büyümüş gözbebeklerini sözler ile kalkmaz bu gözler yerden yürüyorum usul bir sıfat seçip kendime yanına oturuyorum kalbim hızlanıyor kalbim hızlanıyor kalbim hızlanıyor kelimeler dökülmesin diye sıkıca kapatıyorum dudaklarımı nazikçe büzüp en güzel mektubumu mühürlüyorum sağ yanağında yanan ruhumun ışığıyla bir anda aydınlanıyor çevremiz ve mektubunu okuyor daha güzel görebilmek için göz kapaklarını örterek elmasların üzerine kendilerine yakışır usulca bir sıfatla aydınlık yüzünde gördükten sonra o ince tebessümü şimdi gönül rahatlığıyla eriyip kaybolabilirim ben...


t.