Yed-i Beyza’yı yedi düvelde ararken

Bana hep armağan oldu ellerin
Ömür kısalığında beklediğim
Beni hiç aramadan oldu ellerin
Dünle beraber gitti beklediğim

Yed-i Beyza ve beyzazede beyzade

Bir el uzandı masaya, usul
Zarifçe tutmak gerek, usül
Bu ruhu meftun eden, asıl
Melale aşina gözlerin, asil

Yalnızım tek yanlışım doğruyu yalnız sanmak

Yalnız bir yanlışım oldu
Yanlış adada yalnızlık
Yanlı ya da yansız
Tarifi imkansızlık.

Yandığım gibi değilse ne ehemmiyeti var?

Utanırım ruhum çıplak kalır lakin hayallerimi beklemekten usanmam
Uzanırım kül toprağa huzurla uzak bir mağarada üç yüz yıl uyanmam
Sanmam derdimi anlasınlar içimde tutuşan dağ gibi ateşlerde yanarım
Kanmam su taşıyan her kuşa ben bekleneni yanmaya aşkından tanırım

İki noktayı açıklığa kavuşturma

Birdenbire durdu.
Acaba bugüne dek,
Yanlış yöne dönmüş,
Olabilir miydi?

Birdenbire baktı.
Acaba burada tek,
Yalnız yare dönmüş,
Ölebilir miydi?

iki damla denize bir katkı sağlarmış gibi

Buradan bakınca uzak ne kadar da aşk
Gariplikte bir ben görüyorum suya bakınca
Rüyalarıma kayıtsız şartsız teslim olarak
Gözlerimi kapıyorum iki damla akınca

akıllı kuşlar her zaman aynı yöne uçar ve hayat bu yönüyle güzeldir

bu duman sigaradan gelmiyor güzelim,
sana da ayağım yanlışlıkla çarpmış koşarken.
kusura bakma olur mu canım?
bana öyle bakma işte.
hem ne olur sanki sen de
mükemmeli görmeye çalışsan?
sevdiğim demek istediğim,
artık benim hayatımın kalanı:
farklı kül tablalarında güzeli arayış ve,
çektiğim her dumanda aynısını buluştan ibaret..
sen de bir nefes alsan?